11 Kas '15

bu benim köyüm ekibi

0 Shares

AYVA GEYVE, ARMUD BURSA

Mahallenin ana caddeye bakan bölümünde  üç senedir beyaz kamyonetinin arkasına yığdığı enginarları  ayıklayıp satıyordu. Yazın güneşten  kışın yağmurdan korunmak için de büyükçe  plaj  şemsiyesini açıyordu. Elleri hızlı ve devamlı  çalışıyordu. Enginarları güzelce ayıklayıp kararmasın diye limonlu suyun içine atıyordu. Ayıklamış enginarlar boy boy  plastik kapların içinde duruyordu…
….Ne zamandır kendisiyle “bubenim koyum” sitesindeki” kente hayat verenler” bölümü için roportaj yapmak istiyordum..  röportaj yapabilir miyiz dediğimde:
-Hay hay neden olmasın, demişti.
Uygun bir günde röportajı yaparız demiştim bende.Ama o uygun gün havaların birden soğumasıyla ertelendi durdu.Ya yağmurdan ya da soğuk havadan gecikti röportaj işi.
Geçen gün hiç umudum yoktu ..çünkü hava bayağı soğuktu. Onun her zamanki yerinde  olmasını  beklemiyordum. Köşeyi dönünce beyaz pikabının yanındaydı. Hemen yanına yaklaştım:
-Merhaba, dedim, epeydir yoktun.
Canı sıkkındı.
-Sorma dedi.Geyvedeydim.
-Ne işin vardı orda?
Dudaklarını sıktı önce:
-Mallarımı çaldılar, Geyvede mahkemelerde geçti dört günüm.
-Nasıl oldu bu ?
-Küçük depoma girip bir  tona yakın armudumu çaldılar.
-Peki mallarını bulabildin mi?
-Malları bulduk ama benim olduğunu ispatlamam gerekiyor.Mahkeme uzun süreceğe benzer.Mallar da şu an emanet depoda.
-Hay allah geçmiş olsun, dedim.
Şimdi  malları  elinden giden birisi ile oturup şen şakrak konuşma olmazdı elbet. Bende epey yanında kaldım. Ayva ve armut almaya gelen müşterilerle konuşurken onu izliyordum. Mahallenin artık tanıdık bir esnafıydı. Gelen geçen bayanlar bile:
-Hayırlı işler diliyordu.
O da herkese cevap veriyordu.
-Sağ ol abla,diye
Elinden tuttuğu çocuğu ile bir bayan geldi. Ayvanın fiyatını sordu:
-Dört lira abla.
-Bana iki kilo verir misiniz?
Ayvaları tarttı,, poşete koydu kadına verdi. Pıkabın üstünden bir ayva aldı çocuğun cebine koymaya çalıştı. Ayva çocuğun cebine zor sığdı:
-Bu da benden sana ye bakalım, dedi.
Çocuk sevindi küçük de olsa bir hediye aldı diye.
Bu kadar anlattıktan sonra gezici esnafımızın adını  yazmayı unutmayalım. Adı Adem Okay..Pendikten buraya mal satmak için geliyor. Eginarları  Bursa Bayrampaşadan, ayvaları, Geyveden, armudu Bbursa’dan alıyormuş. Mevsim meyvalarından da sattığı oluyordu.Mesela erik,kiraz dut gibi…hatta bu yaz bu güne kadar hiç görmediğimiz bir kavun getirdi. Çanakkale tarafından getiriyormuş.İrice, ayvadan biraz büyükçe, top gibi yuvarlak ve ince kabuklu bir kavun..bu kavunun kendi gibi ilginç  bir adı var,”Hırsız almaz kavunu”…gerçekten tarlada bıraksanız bunları hırsızlar çalmaz .Zira küçücük şekli ile hırsızlar bunları ilginç bulup çalmazlar.Ama bir tadı var ki …insan yemeye doyamıyor.Fazla dayanıklı değilmiş bu kavun en geç bir iki haftada tüketilmesi gerekiyormuş.
Ayrıca tatlısını yaptığımız balkabağı da getiriyordu. Küçük pikabının arkası çeşitten geçilmezdi. Gelelim insan sağlığı en faydalı sebzelerden  olan enginarın saplarına .Ben ilk de ondan duydum saplarının da yemekte kullanılacağını. Hatta ilk çıktığı zaman saplarının soyulup çiğ çiğ yenilebildiğini. Kısmetse önümüzdeki mevsim enginarı ve soyulmuş saplarını çiğ çiğ yemeyi deneyeceğim.
Sizlerede çiğ çiğ enginer sapı yemenin nasıl olduğundan bahsederim.Eh o kadar da gurmelik yapalım…
H. Gündüz Arıkan

About bu benim köyüm ekibi

Related Posts

Leave a Reply

*