15 Ara '14

bu benim köyüm ekibi

0 Shares

YEDEKSUBAY ÖĞRETMENİN KÖY ANILARI (1960-1962) “BİR SİGARA İÇİMİ”

Kurada görev yerim olarak çektiğim Aşkaleye ekpres hızla ilerliyor, Erzurum’a giderken buralardan geçmiştik.yine de dikketle bakıyorum doğanın bu terk edilmiş ve ıssız parçasına. Ağaç birinkintileri küçük kümeler halinde.Beş on ağaç öbek öbek olmuş.Epey ötede beş on ağaç daha.Gözümüze takılan bundan başka bir şey yok.Gerisi bomboş bir bozkır.

Tren Aşkale’ye inliye inliye geldi. İstasyon kasaba merkezinden biraz ilerde. Bavullarım ve akordeonumla iniyorum. Yatak denklerimin yük vagonundan indirilişini izliyorum. Tren fazla durmuyor. Dumanlar çıkararak uzaklaşıyor.

Tanıdık bir kimseyi yolcu ederken el sallamanın ne kadar mutluluk dolu bir şey olduğunu o an düşünüyorum. Ne el sallıyorum ne de bana el sallayan var. Yapayalnızım gurbet elde. Annem geliyor aklıma. Beni böyle görse “Ah evladım ne yapacaksın bu ellerde yalnız başına“ diye dövünür dururdu eminim.

Silkiniyorum bu düşüncelerden.  Doğanın bu sert ikliminde duygusal olmaya yer yok. Etrafıma bakınıyorum. Yol soracak insan arıyorum. İlerde bir yük vagonunu boşaltan insanlar var. Onlara doğru ilerliyorum:

– Selamünaleyküm,kolay gelsin.

– Aleykümselam, merhaba beyim.

– Yeniköy’e gidecektim, yolu tarif eder misiniz?

içlerinden biri, arka tarafımdaki dağları göstererek:

-Yeniköy şu karşıki dağların ardındadır beyim. Yayan çok çeker, fakat oraya araba bulunur.

Araba diyince bir an aklımdan,” otomobil olabilir mi” diye geçti.Sonra kendi kendime  “ Çocuk olma burada ne arar otomobil.” Böyle düşünürken bir diğerine sordum:

– Arabayı nerede bulabilirim?

Bir başkası hemen söze karıştı:

– Kasabanın içinde at arabası vardır. Onlarla gidersin beyim.

Allahtan otomobil falan dememiştim durduk yerde madara olacaktık.

İşçilere  “ allahaısmarladık ” deyip yanlarından ayrıldım. İstasyon binasına doğru yürüdüm. İstasyon şefinin odasına girdim:

– Yeniköy’e gideceğim, bir araba tutmam gerekiyor. Bavullarım bir müddet burada kalabilir mi? diye sordum. şef:

– Peki kalsın, dedi ve çalışmasına devam etti.

Kasabaya doğru yürüdüm. Uzun aramadan sonra Yeniköy’e gidecek arabacıyı buldum. Arabacı uzun boylu,kırmızı yüzlü bir köylü. Ona “ Yeniköy’e öğretmen tayin oldum  beni köye götürebilir misin ” diye sorduğumda:

– Tabi bey,yalnız bir saat sonra hareket edeceğiz, dedi

– Bavullarım istasyonda gidip alalım öyleyse.

– Hay hay, gidelim bey.

At arabasına atladık hemen. İstasyon şefinin odasından bavulları ve akordeonu alıp arabaya yerleştirdik. İstasyon ambarından yatak denklerini aldık. Arabanın yarısı benim eşyalarla doldu. Bindik tekrar arabaya kasabanın küçük meydanına geldik.

 

Bir saat kadar sonra yolcular gelmeye başladı. Arabanın içi tıkış tıkış oldu. Yola revan olduk. Köy yolunda ilerliyoruz. Köylüler beni süzüyor, bende onları. Laf olsun diye:

-Yeniköy epey  çeker mi?

Köylülerden biri:

– Bi sigara iç içimi mesafesindedir. dedi

– İyi,dedim

Rahatlamıştım. Köy Aşkale’ye yakındı demek. İstenirse yürüyerek gidilebilirdi

her halde, bir sigara içimi nedir ki!.

Bir müddet oradan buradan konuştuk. Yirmi dakika kadar sonra tekrar sordum:

– Daha epey var mı?

Biraz önce cevap veren köylü:

– Bi sigara içimi kadar.

İçimden ” bu nasıl sigara içimi ” diye düşünüyordum. Epey yol aldıktan sonra dayanamadım tekrarladım sorumu:

-Bu nasıl sigara içimi mesafesi git git bitmiyor.

Köylüler birbirlerine bakarak gülüştüler. İçlerinden güleç yüzlü olanı:

– Beyim çok önceleri atalarımız uzaklığı anlamak içim sigara içimini kıstas alırlarmış. O zamanlar kibrit yokmuş. Kav çakmağı denilen iki taşı birbirine sürterek sigara yakarlarmış. Kav hemen çakmazmış. Köye yaklaşırken zar zor ancak ateş alırmış sigarası. Köylüde sigarasını tüttürerek köye girermiş.Şimdi bizde adet oldu. Yeniköy’e gelen yabancılar mesafeyi sorduklarında:

– Bi sigara içimi mesafesinde, deyip şakayı devam ettiriyoruz. dedi.

Köylünün bu sözleri üzerine gülüştük

Köylüye:

-Eh öyleyse, kibriti benden sigarası senden yakalım birer sigarada, yolu bitirelim.

-Tamam bey, dedi, köylü.

Karşılıklı birer sigara yaktık. Sigaralarımız biterken araba köye varmıştı bile.

HASAN GÜNDÜZ ARIKAN
Aşkale / Erzurum – 1960 – 62

 YAZARIN DİĞER YAZILARI İÇİN TIKLAYIN

 

About bu benim köyüm ekibi

Related Posts

Leave a Reply

*