23 Ara '14

bu benim köyüm ekibi

0 Shares

Gezegeni beslemek için formül belli:Küçük çiftçileri rahat bırakın!

GRAIN’in haberine göre, küçük çiftçiler tüm dünyada kurumsal tarımın önünü açmak için topraklarını bırakmaya zorlanıyor ve bu duruma gerekçe olarak dünyayı besleme ihtiyacı gösteriliyor. Fakat aslında en üretken olanlar küçük çiftçiler. Küçük çiftçilerin toprakları ellerinden alındığı sürece, dünyadaki açlık artacak. Onlara arazilerini geri vermek gerekiyor.

Birleşmiş Milletler 2014 yılını Uluslararası Aile Tarımı yılı ilan etti. Kutlamalar kapsamında, Birleşmiş Milletler Tarım ve Gıda Örgütü (FAO), yıllık olarak çıkarılan “Gıda ve Tarım Devleti” yayınını aile tarımına adadı.
FAO’ya göre, aile çiftçileri dünyadaki tarım arazisinin %7080’ini yönetiyor ve gıdanın %80’ini üretiyor. Fakat ister Kenya, ister Brezilya, ister Çin veya İspanya olsun, yerli insanlar ötekileştiriliyor ve tehdit ediliyor, yerinden ediliyor, hırpalanıyor ve hatta topraklarını isteyen kişiler tarafından öldürülüyor.

GRAIN tarafından dünyanın dört bir yanından gelen veriler incelenerek yapılan son araştırmaya göre, küçük çiftçiler dünyayı var olan tarım arazilerinin sadece %24’ünü kullanarak besliyorlar. Çin ve Hindistan çıkarıldığında bu oran %17’ye düşüyor. GRAIN’in raporuna göre bu pay gittikçe küçülüyor.

Peki, bu durumda FAO aile çiftliklerinin dünyadaki tarım arazisinin %7080’ini oluşturduğunu nasıl iddia edebiliyor? Aynı raporda, GRAIN’in bulguları ile aynı doğrultuda olarak, FAO dünyadaki çiftliklerin yalnızca %1’inin 50 hektardan büyük olduğunu ve bu birkaç çiftliğin dünyanın tarım arazisinin %65’ini kontrol ettiğini iddia ediyor.

“Aile çiftliği” nedir?
Karışıklık FAO’nun aile çiftçiliği ile ilgilenme yolundan kaynaklanıyor. Aile çiftçiliğini, kabaca, bir birey ya da bir ev tarafından yönetilen herhangi bir çiftlik olarak tanımlıyorlar ve kesin bir tanımı olmadığını kabul ediyorlar. Böylece, sahipleri Buenos Aires’de yaşayan ve kırsal Arjantin’de bulunan büyük bir endüstriyel soya fasulyesi çiftliği FAO’nun “aile çiftlikleri” tanımına dahil edilmiş oluyor.

Peki ya Filipinler’deki Cojuanco ailesinin sahibi olduğu ve ülkenin tarım reformu için bir savaş üssü olarak kullanılan Hacienda Luisita (ülkedeki şeker ekim alanı)? Bu bir aile çiftliği mi? Aile çiftliğinin ne olup olmadığını belirlemek için mülkiyete bakmak, köylülerin ve küçük ölçekli gıda üreticilerinin saplanmış olduğu eşitsizlikleri, adaletsizlikleri ve verdikleri mücadeleyi yok saymakla aynı şey. Bu durum ancak, FAO’nun pembe bir tablo çizmesini sağlıyor ve belki de küçük çiftçilerin kapasitelerini etkileyen en önemli faktör olan araziye erişim hakkının kısıtlanmasının göz ardı edilmesine izin veriyor. Bunun yerine, FAO aile çiftçilerinin nasıl daha yenilikçi ve verimli olması gerektiğine odaklanıyor.

Küçük çiftçiler her zamankinden daha çok baskı altında
Küçük gıda üreticilerinin araziye erişimi bir dizi kuvvet nedeniyle kısıtlanıyor. Bunlardan bir tanesi nüfus baskısı. Nüfus artışıyla çiftlikler aile üyeleri arasında bölünüyor.

Bir diğer neden ise, monokültür üretim yapılan tarlaların akıl almaz bir şekilde genişlemesi. Son 50 yılda 140 milyon hektarlık – neredeyse Hindistan’daki tüm tarım arazisi büyüklüğündeki alan dört endüstriyel bitki tarafından devralındı: Soya fasulyesi, palmiye ağacı, kolza ve şeker kamışı. Bu eğilim giderek hızlanıyor.

Uzmanlar, önümüzdeki birkaç on yıl içinde palmiye ağacı ekilen alanın iki kat, soya fasulyesi ekilen alanın ise üç kat artacağını tahmin ediyor. Bu ürünler, insanları doyurmazlar ve yalnızca tarımsal sanayiyi beslemek için yetiştirilirler.

Küçük gıda üreticilerini topraklarından iten güçler arasında arazinin kurumsal çıkarlar tarafından büyük ölçekli ve kaçak olarak gasp edilmesi de bulunuyor. Dünya Bankası’na göre sadece son birkaç yıl içinde çoğunluğu Güney’de bulunan 60 milyon hektar verimli tarım arazisi, yabancı yatırımcılar ve yerel elitler tarafından uzun vadeli kiralandı. Bunun bir kısmı enerji üretimi için kullanılırken, büyük bir bölümü ise aile tarımının yerine küresel pazar için gıda malları üretmek için kullanılıyor.

Küçük güzeldir – ve üretken
Küçük üreticilerin arazilerinin azlığına rağmen gezegeni besliyor olmasının nedenlerinden biri küçük çiftliklerin genellikle büyük olanlardan daha verimli olması.

Eğer Kenya’nın küçük çiftçileri tarafından elde edilen verime ülkedeki büyük ölçekli operasyonlar ile erişilmiş olsaydı, ülkenin tarımsal üretimi iki katına çıkardı. Aynı şekilde Orta Amerika’daki gıda üretimi üç katına çıkardı. Eğer Rusya’nın büyük çiftlikleri küçük olanlar gibi üretken olsaydı, altı kat daha fazla ürün elde edilirdi.
Küçük çiftliklerin gezegeni besliyor olmasının bir diğer nedeni bu çiftçilerin gıda üretimine öncelik vermesi. Küçük çiftlikler yerel ve ulusal pazarlar ve kendi ailelerine odaklanma eğilimindeler. Üretimlerinin çoğu ticari istatistikler içerisine girmiyor, ancak ürünleri en çok ihtiyacı olana, kırsal ve kentsel alanlardaki yoksullara ulaşıyor.

Eğer arazi yoğunlaşması ile ilgili mevcut süreçler devam ederse, ne kadar çalışkan, verimli ve üretken olurlarsa olsunlar, küçük çiftçilerin devamlılığı mümkün olmayacak. Veriler, tarım arazilerinin giderek daha az elde yoğunlaşması ile aç olan insan sayısında her gün yaşanan artış arasında doğrudan bir ilişki olduğunu gösteriyor.

Bir BM araştırmasına göre, küçük üreticiler ve agroekolojik tarım yöntemlerini destekleyen aktif politikalar on yıl içerisinde küresel gıda üretimini iki katına çıkarabilir ve küçük çiftçilere üretime devam etme, biyoçeşitliliği kullanma, ekosistemleri ve yerel ekonomileri koruma olanağı verirken; iş olanaklarını ve kırsal alanlardaki sosyal uyumu güçlendirebilir. Tarım reformları, bu yönde ilerlemek için bir sıçrama tahtası olabilir ve olmalıdır da.

Küresel gıda üretimini iki katına çıkarmak için küçük çiftçileri desteklemeliyiz
Uzmanlar ve kalkınma ajansları sürekli önümüzdeki yıllarda gıda üretimini iki katına çıkarmamız gerektiğini söylüyor. Bunu başarmak için, genellikle ticaret ve yatırım serbestleştirilmesi ve yeni teknolojilerin bir kombinasyonunu tavsiye ediyorlar.

Ancak bu politika sadece kurumsal çıkarları güçlendirip ve daha fazla eşitsizlik yaratır. Gerçek çözüm, kontrolü ve kaynakları küçük üreticilere devretmek ve onları desteklemek için tarım politikalarını yürürlüğe sokmaktır. Mesaj açık: acilen arazileri küçük çiftçilerin eline geri vermeli ve hakiki ve kapsamlı tarım reformu için mücadeleyi dünya çapında daha iyi yiyecek sistemleri için verdiğimiz kavganın merkezine oturtmalıyız. FAO’nun aile çiftçiliğine göstermelik yaklaşımı yalnızca konuyu karıştırmakta ve masaya gerçek sorunların konulmasını önlemektedir.

Haberin İngilizce Orjinali

Yeşil Gazete için çeviren: Zeynep Ersoy

HABER KAYNAĞI : (Yeşil Gazete, Grain, The Ecologist’)

 

 

 

About bu benim köyüm ekibi

Related Posts

Leave a Reply

*