SÜMELA, “Viya viya” “Ben sana canım dedum”
21 Oca '15

bu benim köyüm ekibi

2 Shares

SÜMELA, “Viya viya” “Ben sana canım dedum”

ISTANBUL’DAN Kadıköy’e vapurla dönmenin keyfi  bambaşka  oluyor. İskelenin önündeki  meydanda her zaman bir  müzik sesi hemen sizi kendine çeker .Bazen bir gitar bazen bir kanun bazen de bir kemençe ..

Meydanda daire olmuş kalabalık bir gurup solistin söylediği K aradeniz türküsüne refakat ediyor. Üç kişilik bir gurub bu. Solist gençten biri ve  üzerinde  siyah bir elbise  var…Elinde mikrofon …Kemençe ve gitar amfiye bağlı. Herkes müziği rahatça duyabiliyor. Kemençe çalan kablolara basılacak diye biraz tedirgin. Kemençe çalan  orta yaşlı uzunca saçlı. Kemençeyi neredeyse ağlatıyor… Oturarak çalıyor. Gitar çalan  başında soğuktan korunmak için yeşil bir yün başlık ayakta ve sakince çalmaya çalışıyor. Zira güneşe aldanmamalı hava bayağı soğuk. Ama dinleyenlerin soğuk hiç umurunda değil. Herkes eğlenmek istiyor. Müzik ilerledikçe türküye refakat edenler çoğalıyor. Gencinden yaşlısına herkes türküyü söylüyor ve bir taraftan  da resim çekenler var. Türküler peşpeşe söyleniyor. “Ben seni sevdiğimide dünyalara bildirdim”

“Viya viya” “Ben sana canım dedum” “Aman ayrılık” ve horon olarak da “armene havası

başörtülü iki yaşlı bayanın da gurub içinde olduğu ve türküye içten eşlik edişleri dikketimi çekiyor. Türkü bitince alkış kopuyor. Bazı dinleyenler gönlünden ne koparsa

gitar kutusunun içine para atıyorlar.

Solistin hemen arka tarafındayım. Bir vatandaşın soliste yaklaşıp:

-Bir istekte bulunacağım. Kara treni söyler misin?

Solist nazikçe:

-O yok ağbi

İstekte bulunan ısrarlı.

-Ona yakın bir şey söyle ağbi.

Ben söze karışıyorum:

-Kara tren yok ekspres var diyorum, gülüşüyoruz.

Soliste  eğilip :

-Sizinle “bubenim koyum” sitesi için röportaj  yapa bilirmiyiz? Sokakta müzik yapanlarla roportaj yapıyoruz, katılmak ister misiniz.?

-Olur ağbi. Burada mı yapacağız roportajı.

-Evet ben sizin programın bitmesini beklerim. Gurubtaki kişilerin adları nedir?

-Benim adım şafak uyanık. Kemençe çalan ağbeyimiz Coşkun Tiryakioğlu, gitar çalanda Volkan Buğday.

Bunları hemen acele not alıyorum..

Yanımdaki bir genç meraklanmış soruyor:

-Amca doktor musun?

-Hayır neden sordun?

-Yazın tıpkı doktor yazısı gibi.

-Acele yazınca öyle oluyor yazım.

 

Soliste istek yağıyor. yine bir istek türküsünü söylemeye başladı. Tabi bir Karadeniz türküsü bu.. Genci yaşlısı solistle  beraber  koro halinde söylüyorlar.

Türkü bitti. Kemençe bir horon çalmaya başladı. Horon “Sürmene havası”…işte o an meydanda tam bir şenlik vardı. Horona katılmak  için el ele tutuşanlar büyük bir daire oluşturdular. Kemençe  çoşmuş bir kere çağıldayıp duruyor ve horona katılanlarda öyle…Solist Şafak ta  horona katıldı. Meydanda coşku tavan yapıyordu.

Telefonla görüntü alan bir gence yaklaşıyorum:

-Bu gurubla bir röportaj yapacağım. Çektiğiniz videoyu rica etsem benim mail adresime

gönderir misiniz,  kayıt cihazımı yanıma almamışım, dedim. Genç gülerek “tabii” dedi. Adresi verdim. Bakalım gönderecek mi?

Kırk dakika kadar  bu gurubu dinledim. Halkın çoşkusunu  gözledim. Akşam katılacağım toplantı aklıma geldi biraz daha kalırsam toplantıyı kaçırabilirdim. Solistin omzuna dokundum:

-Ben daha fazla kalamayacağım bir toplantım var…Bana telefonunu verirsen soracaklarımı telefonla sorarım, dedim.

-Olur ağbi, dedi. Ve telefon numarasını verdi. Başarılar, dedim ve ayrıldım.

Bundan sonrasını telefonla görüşmemizden aldığım notlardan yazıyorum.

Ertesi gün bana verilen numaradan Şafak’ı aradım.

-Merhaba Şafak Bey. Ben dün sizinle roportaj yapmak isteyen kişiyim, dedim.

-Merhaba ağbi

-Birkaç sorum olacak.

Saygılı bir sesle.

-Buyur ağbi.

Kendisinin Artvin doğumlu ve on sekiz yaşında olduğunu söyledi. Üniversiteye hazırlanıyormuş. İstanbul’a iki sene önce gelmiş. Kemençe çalan Coşkun Tiryakioğlu’un Trabzon doğumlu ve kırk iki yaşında olduğunu, gitar çalan Volkan Buğday’ın  Trakya Kırklareli doğumlu olduğunu yaşının da otuz civarında olduğunu söyledi.

Topluluğun adının “Gurup Sümela”  olduğunun bir senedir bu işle uğraştıklarını söyledi. Halen İstanbul’da yaşıyorlarmış.

-Kadıköy’den başka nerelerde müzik yaptıklarını  sordum.

-Antalya ve Fethiye’ de de yazın sokakta müzik yaptıklarını söyledi.

-Sokakta müzik yaparken ilginç şeyler yaşadınız  mı, diye sorduğumda;

-Elbet yaşadık. Bilhassa  zabita ile. Gürültü yapılıyor diye müzik yaptırmak istemiyorlar.

kendisine başarılar diledim ve röportajın yayınlandıktan sonra kendisini arayacağımı söyledim. Teşekkür etti.

Batıda müzik yapanlara resmi görevlilerin mani olacaklarını hiç düşünemiyorum.ama

bizde herşey müdahale olduğu gibi müzik yapmaya da  olabiliyor  demek.

Sokakta müzik yapanlara destek olmak lazım. Düşünün bir kere sokakta  kafanızda bin bir türlü güncel sıkıntı içinde ilerliyorsunuz. Birden kulağınıza bir melodi geliyor. O melodi bildiğiniz bir melodi  de olabilir olmayabilir de. İçinizden durup dinlemek geliyor.

Biran olsun içinizdeki sıkıntıyı alıp götürüyor dinlediğiniz nağmeler. Ne güzel bir an, içinize neşe veren nağmeleri duymak. Eğer sokakta böyle bir müzik duyarsanız birgün katılın sizde müziğin ritmine bir an bile olsa, sıkıntılarınızdan kurtulacağınıza emin olun. O anlıkta olsa  yaşamın tadını çıkarmaya çalışın.

 

21.12.2014

Hasan Gündüz Arıkan

 

 

 

 

 

 

 

About bu benim köyüm ekibi

Related Posts

Leave a Reply

*