12 Nis '15

bu benim köyüm ekibi

0 Shares

YEDEKSUBAY ÖĞRETMENİN KÖY ANILARI (1960-1962) “ SÜLEYMAN ve CEKET “

Zaman buldukça köy odasına gidiyorum. Hem köy odası hem de dükkan olarak kullanılan Yusufgilin odasına sıkça uğrarım. Köylülerle oturup konuşur onların dertlerini dinlerim.Bana çok saygı gösteriyorlar. Onların dertleriyle yakından ilgilendiğim için ve beni samimi bulduklarından sözümü de dinler, sever ve sayarlardı. Ondokuz yaşında bir İstanbul delikanlısı onlara bazen akıl veriyordum.
 Köylüler içinde sözü sohbeti hoş kişiler vardı. Süleyman Dadaş adlı köylü de bunlardan biriydi. Onunla aram iyi. Odada hemen yanıma gelir konuşuruz. Sonra benimle okula kadar  arkadaşlık eder ve döner. Köyde köpek çok olduğundan ve insanlara saldırdığından köpeklerden çekinirdim. Süleyman Dadaş okula kadar  bana gözcülük yapardı.
Süleyman’ın bana bu kadar gözcülük yapmasının da buradan giderken kendisine bırakacağım ceketin de rolü var. Bazen ona takılırım:
 –Cevo cekete yirmi lira veriyor. Sen ne veriyorsun?
Süleyman kırgın kırgın:
Ehem peki senin verdiğin söz bu kadar mı hocam? Ne yapak paltomuz yok ceketimiz yamalı diye yan çizersin.
Şakadan takılmamı sürdürürdüm:
 -Hükümet bile sözünde durmuyor, ben durmamışım ne çıkar.
Odadaki köylülerde benden yana çıkarlar:
Hocam ceketi Mayıs’ta giderken bana sat yeter ki Süleyman’a verme.
 –Ne diyordunuz agalar. Ne yapalım? diye köylülere sorarım.
 Odanın her zaman kösesinde oturan Selo :
 –Hocam Sülüman bi türkü çağırsa ceketi verirsen, değil mi?
Olur, derim.
Süleyman başlar türküyü çığırmaya. Sesi de güzeldir. Tok bir sesi vardır. Doğu Anadolu’lu kardaşımızın… çağıldar sanki.
  “ Erzurum dağları kar ile bora.
 Yaktı ciğerimi dert ile verem
 Türkü biter bitmez bir alkış kopar. Yusuf ağa işi bitirir:
Sülüman ceketi haketti, davada böylece bitti.
HASAN GÜNDÜZ ARIKAN
Aşkale / Erzurum 1960-62

 

 

About bu benim köyüm ekibi

Related Posts

Leave a Reply

*